Hicret Resimleri’nin yazarı Mustafa Oğuz, dört yıl Kazakistan’da, üç yıl Dağıstan’da bir eğitim gönüllüsü olarak çalışmış. Türkiye’ye döndükten sonra da Kuzey Irak ve Kırım’a kısa süreli yolculuklar yapmış. Orta Asya’da bulunduğu süre içinde Özbekistan’ı dolaşma fırsatı bulmuş. Hicret Resimleri, bu ülkeler gezilirken tutulan notların kitaplaşmış hali. Oğuz, yaşananları ‘gerçekçi bir dille’ anlatmayı seçtiğini, kitabın sunuş bölümünde belirtiyor.
Hicret Resimleri, yazarın Türkiye’den uçağa binişiyle başlıyor, Kırım seyahatinden İstanbul’a dönüşle sona eriyor. Mustafa Oğuz, kullandığı dille, arada geçen zamanı okura da yaşatıyor. Kitabın en belirgin özelliği de bu. Hicret Resimleri’ni okumaya başladığınızda, sizi yazarın anlattığı yerlere gitme, oraları görme, o insanları tanıma arzusu karşılıyor. Aynı zamanda bir şair olan Mustafa Oğuz; günlük, hatıra ve hikayelerin arasına şiirler de serpiştirmiş.
11 03 2010, 14:42
1 | 159753DODUK
Bu kitabı şöyle bir bakmak için elime almıştım. Bırakamadım, okudum ve bitirdim. Oralara gittim, o insanlarla birlikte yaşadım hayalen de olsa. Sonra düşündüm, bu hatıra kitabı mıydı? yOk bu sadece bir hatıra değildi. Dimağımdaki tada bakılırsa bu kitap bir hikaye kadar hikaye, bir günlük kadar günlük, bir gezi kadar gezi, bir deneme kadar deneme ve bize yetecek kadar da şiir... Güzel bir kitap olmuş. Tebrikler...
20 12 2006, 09:38
2 | Şemsettin Yapar
"Bir şair gurbete gitse" evet, dil zamanla değişiyor. Gurbet, artık lanet okunarak yaşanan bir yer değil türkçemizde, istekle gidilen uzak diyarlar anlamını da kazandı. Bu kelimeye bu yeni manayı kazandıranlardan biri de Mustafa Oguz. bu kitabın iki kapağı arasında candan sayfalar var. Tebrikler, okuyanlara.
03 10 2006, 12:04
3 | Hasan Ahmet Gökçe
Oğuz, yaşananları ‘gerçekçi bir dille’ anlatmayı seçtiğini, kitabın sunuş bölümünde belirtiyor. Hicret Resimleri, yazarın Türkiye’den uçağa binişiyle başlıyor, Kırım seyahatinden İstanbul’a dönüşle sona eriyor. Mustafa Oğuz, kullandığı dille, arada geçen zamanı okura da yaşatıyor. Kitabın en belirgin özelliği de bu. Hicret Resimleri’ni okumaya başladığınızda, sizi yazarın anlattığı yerlere gitme, oraları görme, o insanları tanıma arzusu karşılıyor.
03 10 2006, 12:04
4 | Hasan Ahmet Gökçe
Hicret Resimleri
Hicret Resimleri’nin yazarı Mustafa Oğuz, dört yıl Kazakistan’da, üç yıl Dağıstan’da bir eğitim gönüllüsü olarak çalışmış. Türkiye’ye döndükten sonra da Kuzey Irak ve Kırım’a kısa süreli yolculuklar yapmış. Orta Asya’da bulunduğu süre içinde Özbekistan’ı dolaşma fırsatı bulmuş. Hicret Resimleri, bu ülkeler gezilirken tutulan notların kitaplaşmış hali.
22 09 2006, 14:21
5 | Musa Güner
Bu kitabı şöyle bir bakmak için elime almıştım. Bırakamadım, okudum ve bitirdim. Oralara gittim, o insanlarla birlikte yaşadım hayalen de olsa. Sonra düşündüm, bu hatıra kitabı mıydı? yOk bu sadece bir hatıra değildi. Dimağımdaki tada bakılırsa bu kitap bir hikaye kadar hikaye, bir günlük kadar günlük, bir gezi kadar gezi, bir deneme kadar deneme ve bize yetecek kadar da şiir... Güzel bir kitap olmuş. Tebrikler...